İçimizdeki Sırlar.
- Yekod.

- 5 Nis 2018
- 1 dakikada okunur
Mimarlık oldukca sıkıntılı ve oldukca eglenceli bir egitim sürecine sahiptir.Bu heyecanlı yolculukta karın agrılarıyla gecen jürilerden ve karanlıkta çıkılan okul kapısından ve kalan anıların diplomayla birlikte, artık mimar oldum edalarıyla gezinmekle sona ermesi mümkündür.

Yetiştirilmesi gereken projeler, hocalara tasarımı begendirme süreci , staj sırasında müteahhite ve ustaya ayrı ayrı laf anlatma durumu, düşündüklerini tam olarak çizimde ifade edemeyebilme sıkıntısı , render alma, bunların gününün hesaplanması ve hepsinin bir arada bir bütünü temsil etmesi gibi bir sürü sıkıntısı bulunmaktadır.
Birde mimarlıgın ve genc mimarların hayalındeki bir surec vardırki hemen gökdelenler, binalari hastaneler dikmek istemesidir ve bunun yanında bir bina dikemeden ölüp giden mimarların varlıgından haber olup icini kaplayan o korkudan bahsetmem bile mümkün olmayacaktırki.Ama hemen herseyın olmasını isteriz ama bu isin kolay tarafı en önemli atladıgımız nokta ise ''Tecrübe''dir.Fakat buda hayatta yenilen bütün kazıklarmıdır desek yerine tam oturmus olabilir.




Yorumlar